Ana Sayfa Yönetim Kurulu Tarihçe Tüzük Temsilcilikler Yayınlar Etkinlikler Sergiler Yarışmalar Müze İletişim Bağlantılar
Ana Sayfa
 
 

haberler

 
 
 

Akdağ Saydut, Ulusal Kanal'ın konuğu oldu...

Derneğimiz üyesi çizer arkadaşımızla karikatür üzerine söyleşi...

 

“Kaktüs&Karikatür”ün 27 Temmuz Sayısı…

Akdağ Saydut’un hazırladığı, Bizim Gazete’nin haftalık mizah sayfasının yeni sayısı çıktı…

 

Ölümünün 6. Yılında Oğuz Aral'ı anıyoruz...

Ünlü çizerimiz 2004 yılında Bodrum’dayken hayatını kaybetmişti.

 

“Kaktüs&Karikatür”ün 20 Temmuz Sayısı…

Akdağ Saydut’un hazırladığı, Bizim Gazete’nin haftalık mizah sayfasının yeni sayısı çıktı…

 

Delcho Mihajlov vefat etti...

29. Uluslararası Nasreddin Hoca Karikatür Yarışması'nın jüri üyelerinden Makedon karikatürcü 63 ...

 
 
 
     
     
 
      
 
     
 
   
BİR DÖNEM BABIALİ’DEN SEZGİN BURAK GEÇMİŞTİ…
 
O hem karikatür hem de çizgi roman tarihimizde unutulmaz izler bırakarak aramızdan çok genç, çok verimli bir yaştayken ayrılmıştı.
 

Bir kuşak onun Tarkan’ı ile heyecanlandı, birkaç kuşak onun Bizimkiler’i ile büyüdü…

Hazırlayan: Akdağ Saydut

Türk ve Avrupa basınında değerli eserler veren Sezgin Burak, 1935 yılında Adapazarı’nda doğdu. İlk karikatürleri ilkokul sırasında Doğan Kardeş dergisinde yayınlandı.

Sezgin Burak, profesyonel anlamda ilk eserlerini Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’ne girdiği 1952 senesinde üretmeye başladı.


Akbaba’da karikatürler, Aydabir, Yirminci Asır, Bütün Dünya ve Hafta mecmualarında da resimler, kompozisyonlar çizdi. 1957 yılında resim ve dekorasyon öğrenimini tamamlayarak (D.G.S.A.) İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’den mezun oldu.











1958'de Cumhuriyet Gazetesinde günlük karikatürler, çeşitli tiyatrolarda sahne dekorları hazırladı ve yine Cumhuriyet gazetesinde ”Ala Geyik” romanını ve Fakir Baykurt'un ”Yılanların Öcü” adlı eserlerini resimlendirdi. Hayat ve Ses mecmualarında roman ve hikaye resimlerinin yanı sıra roman, kitap kapakları ve sinema reklamları da hazırlamıştır.
Çizgi tiplemelerin ustası Sezgin Burak’ın ilk yarattığı tiplerden biri de Zülküf Bey’dir.
1964 yılında Bizimkiler, adlı bant karikatür tipini yarattı. Bu eseri 35 yılı aşkın bir süredir günlük olarak Hürriyet gazetesinde yayınlanmaktadır.

Bizimkiler başlangıçta Kemal Bisalman’ın yazıp Sezgin Burak’ın çizdiği bir ortak çalışma olarak başlamıştı. Bant birkaç yayından sonra tamamen Sezgin Burak’ın tek başına kotardığı bir çalışmaya dönüştü. Zaten asıl çıkışta bundan sonra oldu. Sezgin Burak’ın Bizimkiler’e hem ruh hem kişilik katmış, okurun sevmesini sağlamıştı. İstanbul'un bir orta halli bir mahallesinde yaşayan afacan bir çocuk olan Hüdaverdi'nin mahalle sakinleri ile olan ilişkilerinin anlatıldığı bant, okurun vazgeçilmezi olmuştu. Mahalle sakinleri arasındaki karakterler günlük yaşamın içindendi. Ali Bey ve eşi Gönül Hanım, Pırtık, Zurna, Hüdaverdi’nin köpeği Orfe, Yakup, Üşütük sıkça çizgi bandın karelerinde yer alan tiplerdi. Bu sıradan karakterler ve Sezgin Burak’ın ılıman, insanı rahatlatan mizah anlayışı Bizimkiler’in, okur tarafından çok sevilmesini sağlamıştı. Bu popüler çizgi bant 1971 yılında yönetmen Lale Oraloğlu tarafından Hüdaverdi-Pırtık adıyla filme de çekilmiştir. Sezgin Burak'ın ölümünden sonra kardeşi Ersin Burak Bizimkiler bandını Hürriyet'te çizmeyi sürdürmüştür.

1965'te İtalya’da Studio D'Ami de çalıştı ve burada EL-COUGAR kahramanını yarattı. Bu sırada İtalyan bir ressamla beraber KOLOSSO adlı Herkül benzeri bir çizgi kahramanı resimledi. Yine İtalya'da, 1966 yılında Milano’da düzenlenen "Avrupa Reklam Yarışması"nda hazırladığı afişler ile birincilik ödülleri aldı.

1966 yılında Türk resimli roman kahramanı Tarkan’ı yarattı ve 1967 yılında Tarkan'ın günlük yayını başladı. Tarkan Türk çizgi roman tarihinde hem uzun süreli yayınlaması, hem de popülerlik kazanması bakımından önemli bir yere sahip oldu. Yayınlandığı dönemde Hürriyet gazetesinin genç ve belki de orta yaşlı okurları için tiryakilik yarattığını, çok sevildiğini belirtmeliyim. Özellikle Tarkan ve Kurt arasındaki ilişki, iletişim destansı bir ortam yaratmıştı. Kurt’un Tarkan ile olan iletişimindeki anahtar komut “ Atıl Kurt!” veya “Hadi gidelim kurt!” tümceleriydi. Çizgi romanı izleyen genç kitle arasında bu iki tümce hoş bir mizah ve şakalaşma aracı olarak sıkça kullanılıyordu. Tarkan’ın sayfalarından çıkıp köşe yazılarına veya mizah dergilerinde karikatürlere konu oluyordu. Sezgin Burak bu hoş iletişimi Bizimkiler bandına (Hüdaverdi ve köpeği Orfe’nin Tarkan ve Kurt’a öykünmesi biçiminde) taşıdığını da belirteyim. Yeşilçam için Tarkan bulunmaz bir malzemeydi. Tarkan (1969 ), Tarkan Canavarlı Kule (1969), Tarkan Camoka'ya Karşı (1969), Tarkan Gümüş Eyer (1970) Tarkan Viking kanı (1971), Kolsuz Kahramana Karşı (1973), Tarkan: Altın Madalyon (1972). gibi maceraları sinemaya da aktarıldı.
Sanatçı 1968-69 yılları arasında Yaşar Kemal'in ünlü romanı İNCE MEMED'i, bunu takiben 1970'te ”Ağrı Dağı Efsanesi” romanlarını resimledi. İnce Memed’i resimlerken Çukurova’da ve Toroslar’da adım adım dolaştı. Adeta İnce Memed’i yaşadı. Kendisi ile o yıllarda röportaj yapan gazeteci Metin Soyal’ın söylemiyle Toroslar’ı gezerken doğum sancısı çeker gibiydi.




1976'da son çizgi kahramanı olan “Çoban Çantası”nı yarattı. “Çarşaf” mizah dergisinde kapak çizdi.
O hem karikatür hem de çizgi roman tarihimizde unutulmaz izler bırakarak 7 Ekim 1978’de hayata veda etti. Yaşamının en olgun döneminde çok genç, çok verimli olduğu bir yaştayken aramızdan ayrılmıştı. Bir kuşak onun Tarkan’ı ile heyecanlandı, birkaç kuşak onun Bizimkiler’i ile büyüdü. O hiç unutulmadı…

 

Tüm haberler için tıklayınız

   
 
 
                                                    Yayın Kurulu: Metin Peker (Başkan), Aziz Yavuzdoğan (Genel Sekreter)
                                                    Kayıhan Fırat (Sayman), İbrahim Tapa (Üye) Kadir Doğruer (Üye)
 
Genel
yorum
muzik
medya
Güncel
sinema
son haber
haber
Bilgi
sözlük
yemek tarifleri
news
Hayvanlar
kedi
köpek
balık
Eğlence
porno
sex
oyun
radyo
Arama
google
video
fotograf
rss